İlk kez 1840’ lı yıllarda Adolph Sax tarafından tasarlanan saksafon, genellikle koni ve s biçiminde üretilen aynı zamanda ağzındaki kamış sayesinde ses çıkarabilen bir çalgıdır. Sax’ ın sesi anlamına geldiği söylenen saksafon için Adolph Sax’ ın babasının yanında çalışırken oplicleide çalgısına klarnet ağzı ekleyerek bu şekilde bulduğu söylenmektedir. 1846 yılında patentini aldıktan sonra 20 yıl boyunca sadece babasının fabrikasında üretilmiştir. Patent süresinin dolmasından sonra ise diğer üreticiler üzerinde pek çok değişiklik yapmışlardır.

 

Yaklaşık 10 çeşitten fazla bir yelpazeye sahip olmasına rağmen en çok kullanılanları soprano, alto, tenor ve baritondur. İlk defa öğrenmeye başlayacaklar için alto önerilir ve daha sonra diğer türlerine devam edilir.

 

           Saksafon yapı gereği klarnete benzer ve aynı zamanda her ne kadar tuş sistemi aynı olmasa da flütle de benzerlik gösterdiği noktalar vardır. Metalden yapılmış olmasına karşın kökeni gereği bakır üflemeli değil tahta üflemeli sınıfına girer. Genellikle pirinçten yapıldıktan sonra üzerleri altın veya gümüşle kaplanır.

 

Ağızlık olarak kauçuk, metal ya da plastik kullanılsa da ender bazı çeşitlerinde cam ve tahta da kullanılmıştır. Ağızlık için kullanılan malzeme hakkında farklı görüşler vardır aslında. Kimileri metal ağızlıkların plastiklere göre daha canlı ses çıkardığını söylese de kimileri de mevcut ses değişikliğinin kullanılan malzemeden değil biçimden kaynaklandığını iddia etmektedir.

 

           Saksafon için aynı klarnettekine benzer ama daha geniş kamış kullanılmaktadır. Saksafon çeşitleri kullandıkları değişik kamışlara göre şekillenirler. Her bir kamış, ses gücü için 1 ve 6 arasında bir ölçülendirilmeye tabi tutulur. Her ne kadar ölçülendirme tek gibi gözükse de farklı üreticilerin vurguları birbirinden farklı olabilmektedir.

 

           Saksafon günümüzde büyük bir ölçüde pop ve caz müziği ile birlikte anılsa da aslında ilk çıkışı klasik batı müziği ve ordu müziği ile olmuştur. Dinledikçe her türlüsü insanın içine işleyen o muhteşem tını, belki de herkesin içindeki isyanı farklı bir şekilde yansıtmasını sağlar. Solo gösterileri bir muhteşemdir her zaman ve çoğu zaman iyi bir ustayı dinlemek kadar keyiflisi yoktur aslında.