İnsanlar tarafından bulunmuş ve günümüze kadar gelmiş birçok müzik aleti, enstrüman vardır. Bazı aletler bizi eğlendirse de bazıları bizi alıp hatıralarımızın içerisine götürür. Öyle ki insan, tınısının içerisinde kaybolur ve hayranlık dolu kulaklarla, melodiler içerisinde akıp gider. Evet, bu güzel müzik aletlerinden biri de tabii ki uddur. Günümüz müzik dünyasında müziğe yönelenlerin ilk tercihi olmayabilir lakin ud, düşündüğünüzden de eski ve güzeldir. O eskilik içerisinde barındırır tüm güzelliklerini.

 

İsmi olarak ud veyahutta ut olarak bilinen bir müzik aletinin kelime kökü olan ut kelimesini incelediğimizde Arapçadan geldiğini görebiliriz. Arapça da sarısabır veya ödağacı gibi anlamları taşıyan el-oud kelimesi günümüze ut, ud olarak gelmiştir. Yazdığımız gibi. Ud bir tarih barındırır. Bazıları udu Farabi’nin ürettiğini söyleseler de farklı yerlerde de ud çizimlerine rastlanılmıştır. Bir saz türü olan uda Farabi o dönem 5.teli eklemiş ve o yıllardan günümüze ulaşacak birçok bilgiyi de bizlerle paylaşmıştır.

 

Öyle kuru kuru bilgi verdiğini de sanmayın. Farabi, akordundan tutun, ses aralıklarına kadar bir sürü teknik bilgiyi çizimlerle birlikte paylaşmıştır. 11 ve 13. Yüzyıllarda haçlı ordusu mensupları tarafından tanınan bu saz Avrupa’ya da götürülmüş, orada da luth, lauto ve alaut gibi isimlerle tanınmıştır.

 

Yaylı sazlarda mevcut olduğu gibi uzun bir yapıya sahip olan ud, gövde, kapak, sap, burguluk ve teller olmak üzere beş parçadan meydana gelmektedir. Sıralamaya da baktığımızda ud’un gövde kısmından yapıldığını görebiliriz. Gövdesi bir gemi karinasını andırmaktadır. Udun gövdesi, eli ve boyuna doğru yapıştırılarak yapılan küçük parçalardan oluşmaktadır. Bu kalıp üzerine güçlendirmek amacı ile küçük parçalarla da eklenerek ud sağlamlaştırılır. Günümüzde alüminyum kalıplar üzerine modern üretimler de yapılmaktadır. Ud genellikle ceviz, paduk, maun, kelebek, rengi nadir de olsa zeytin ve erik ağacından da üretilir.

 

90’lı yıllarda ülkemizde sanatçımız Çoşkun SABAH tarafından çokça duymaya alıştığımız ud, güzelliklerini hala barındırmakta. Eğer sizde bu güzellikleri öğrenip, paylaşan bir “udi” olmak istiyorsanız her gün bu enstrüman üzerinde çalışmalısınız. Bu müzik aletinin önerilen günlük çalışma süresi 45 dakika etüt üzerine, 45 dakika da eserler üzerine yapılan çalışmadır.